<?xml version="1.0" encoding="latin5"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Akgül Fm Forum Sitesine Hoş Geldiniz - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.akgulfm.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Akgül Fm Forum Sitesine Hoş Geldiniz - http://www.akgulfm.com/forum]]></description>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 22:09:49 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[BABANIN KIYMETİ]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14254</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 17:35:18 +0200</pubDate>
			<dc:creator>yardimci_20</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14254</guid>
			<description><![CDATA[Affet Babacığım  <br />
<br />
 Evliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.<br />
Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve<br />
"Ya ben giderim, yada baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti.<br />
Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hala onu ölürcesine seviyordu. Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı. Babasına lazım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can<br />
"Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.<br />
Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik can sürekli babasına<br />
"Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamıyordu.<br />
Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu.<br />
Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taşıdı en sonda babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.<br />
Tipi adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı. Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü.<br />
Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi. O bu duygular içindeyken babası yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti, içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu.<br />
Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu. Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi yanaklarını ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.<br />
Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti. Arabaya bindiler.<br />
Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu.<br />
Can "Baba sen yaşlandığında bende seni buraya mı getireceğim" diye sorunca dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı.<br />
Barakaya ulaştığında "Beni affet baba" diyerek babasının boynuna sarıldı.<br />
Baba oğul sıkı sıkı sarılmış ve çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu "Baba beni affet, sana bu muameleyi yaptığım için beni affet" diye hatasını belli ediyordu..<br />
Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...<br />
"Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın. Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum..."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Affet Babacığım  <br />
<br />
 Evliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.<br />
Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve<br />
"Ya ben giderim, yada baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti.<br />
Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hala onu ölürcesine seviyordu. Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı. Babasına lazım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can<br />
"Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.<br />
Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik can sürekli babasına<br />
"Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamıyordu.<br />
Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu.<br />
Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taşıdı en sonda babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.<br />
Tipi adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı. Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü.<br />
Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi. O bu duygular içindeyken babası yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti, içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu.<br />
Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu. Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi yanaklarını ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.<br />
Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti. Arabaya bindiler.<br />
Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu.<br />
Can "Baba sen yaşlandığında bende seni buraya mı getireceğim" diye sorunca dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı.<br />
Barakaya ulaştığında "Beni affet baba" diyerek babasının boynuna sarıldı.<br />
Baba oğul sıkı sıkı sarılmış ve çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu "Baba beni affet, sana bu muameleyi yaptığım için beni affet" diye hatasını belli ediyordu..<br />
Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...<br />
"Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın. Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum..."]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KAPAK YAPMAK BU OLSA GEREK]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14253</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 17:34:17 +0200</pubDate>
			<dc:creator>mustafam</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14253</guid>
			<description><![CDATA[<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><span style="font-size: large;">:<span style="font-weight: bold;">DÜniversite yemekhanesine giren bir öğrenci </span><br />
&gt;&gt;&gt;&gt;tüm yerler dolu olduğundan gidip <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesör kaşlarını çatarak: " Okuzler ve kuslar ayni masada oturamaz!" <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Ogrenci: "O zaman ben ucuyorum..." <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ogrenciye takmis ve <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;sinavini basarisiz <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;gecmesi icin elinden geleni yapmis. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Yanliz sinavda ogrenci tum sorulari mukemmel bir sekilde cevaplamis. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt; <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesor ogrenciye: Sana son bir soru soracagim - demis. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Yolda yururken iki torba buldugunu hayalet, birinde akil var, <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;digerinde ise para var. Hangi cuvali alirsin? <br />
&gt;&gt;&gt;&gt; <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Ogrenci: "Para olan cuvali secerdim..." <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesor: "Ben akil olan cuvali secerdim..." <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Ogrenci:"Normal! Kimde ne eksikse onu secer... <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesor cok sinirlenmis, ogrencinin not defterini alip icine <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;"Okuz" yazmis. Ogrenci nota bakmadan odadan cikmis. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Bir dakika sonra ogrenci kapiyi aralamis : "Sayin profesor, imzanizi <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz."- demis</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><span style="font-size: large;">:<span style="font-weight: bold;">DÜniversite yemekhanesine giren bir öğrenci </span><br />
&gt;&gt;&gt;&gt;tüm yerler dolu olduğundan gidip <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesör kaşlarını çatarak: " Okuzler ve kuslar ayni masada oturamaz!" <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Ogrenci: "O zaman ben ucuyorum..." <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ogrenciye takmis ve <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;sinavini basarisiz <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;gecmesi icin elinden geleni yapmis. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Yanliz sinavda ogrenci tum sorulari mukemmel bir sekilde cevaplamis. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt; <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesor ogrenciye: Sana son bir soru soracagim - demis. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Yolda yururken iki torba buldugunu hayalet, birinde akil var, <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;digerinde ise para var. Hangi cuvali alirsin? <br />
&gt;&gt;&gt;&gt; <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Ogrenci: "Para olan cuvali secerdim..." <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesor: "Ben akil olan cuvali secerdim..." <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Ogrenci:"Normal! Kimde ne eksikse onu secer... <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Profesor cok sinirlenmis, ogrencinin not defterini alip icine <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;"Okuz" yazmis. Ogrenci nota bakmadan odadan cikmis. <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;Bir dakika sonra ogrenci kapiyi aralamis : "Sayin profesor, imzanizi <br />
&gt;&gt;&gt;&gt;atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz."- demis</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TÜM SEVİLENLERE VE SEVENLERE İBRET OLSUN!]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14252</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 17:29:42 +0200</pubDate>
			<dc:creator>mustafam</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14252</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;">Bu kadar mı? Diyordu: Bu kadar mıydı? Sevgin. <br />
Ya ne sandın seni sevdiğimi mi? Dedi "DELİKANLI" <br />
Kız yıkılmıştı. İşte tam o anda birşey söylemedi. AĞLIYORDU, telefonda sessizce.Bir ara Delikanlı kızın hıçkırıklarını duydu. <br />
Ne o? Yoksa ağlıyormusun? Değermi? Senin ayrıldığını söyleriz. Benim için farketmez. <br />
Genç kız hıçkırıklar içinde çıkan boğuk sesiyle bardağı taşıran son söz dayanamadı. Anlamadın mı? Sersem sen veya ben ne farkeder? Ayrıldığımıza ağlıyorum. <br />
"Delikanlı"Sustu!.. <br />
Oysa genç kız bunları söylerken onu "SEVİYORDU". Daha öncede sevmişti. Hep sevecekti. Ama yapacak bişey yoktu. Bu sözler karşısında direnen gururu vardı. "GURUR ve SEVGİ"ne kadar ters kelimeler ve sonunda SEVGİ terazide ağır bastı. <br />
Telefonu kapatırken delikanlı soğuk bir sesle "ELVEDA" genç kız ise gururunu ayaklar altına alarak son bir defa "SENİ SEVİYORUM"dedi.<br />
Telefonu kapatırken delikanlı düşündü... NİYE? NİYE YAPMIŞTI? Oysa onu o anda seviyordu ve bunu itiraf etmek için tekrar aradı. Fakat telefon cevap vermedi. Genç kızın evine gitti. Kalabalık vardı. Şaşırdı acı bir SİREN sesiyle irkildi. Biraz sonra içeriden ağzının kenarında kan bulunan SOĞUK BİR CESED çıktı. Delikanlı yıkılmıştı ve gözyaşlarını tutamadı. Elveda dememiştim.UYAN ! UYAN! UYAN!dediysede duymadı genç kız bir ara delikanlı kızın elindeki kurumuş kağıdı gördü. Buğulanmış gözlerini silerek kağıdı okudu ve Genç kız şöyle yazmıştı: <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">TÜM SEVİLENLERE VE SEVENLERE İBRET OLSUN!</span><br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;">Bu kadar mı? Diyordu: Bu kadar mıydı? Sevgin. <br />
Ya ne sandın seni sevdiğimi mi? Dedi "DELİKANLI" <br />
Kız yıkılmıştı. İşte tam o anda birşey söylemedi. AĞLIYORDU, telefonda sessizce.Bir ara Delikanlı kızın hıçkırıklarını duydu. <br />
Ne o? Yoksa ağlıyormusun? Değermi? Senin ayrıldığını söyleriz. Benim için farketmez. <br />
Genç kız hıçkırıklar içinde çıkan boğuk sesiyle bardağı taşıran son söz dayanamadı. Anlamadın mı? Sersem sen veya ben ne farkeder? Ayrıldığımıza ağlıyorum. <br />
"Delikanlı"Sustu!.. <br />
Oysa genç kız bunları söylerken onu "SEVİYORDU". Daha öncede sevmişti. Hep sevecekti. Ama yapacak bişey yoktu. Bu sözler karşısında direnen gururu vardı. "GURUR ve SEVGİ"ne kadar ters kelimeler ve sonunda SEVGİ terazide ağır bastı. <br />
Telefonu kapatırken delikanlı soğuk bir sesle "ELVEDA" genç kız ise gururunu ayaklar altına alarak son bir defa "SENİ SEVİYORUM"dedi.<br />
Telefonu kapatırken delikanlı düşündü... NİYE? NİYE YAPMIŞTI? Oysa onu o anda seviyordu ve bunu itiraf etmek için tekrar aradı. Fakat telefon cevap vermedi. Genç kızın evine gitti. Kalabalık vardı. Şaşırdı acı bir SİREN sesiyle irkildi. Biraz sonra içeriden ağzının kenarında kan bulunan SOĞUK BİR CESED çıktı. Delikanlı yıkılmıştı ve gözyaşlarını tutamadı. Elveda dememiştim.UYAN ! UYAN! UYAN!dediysede duymadı genç kız bir ara delikanlı kızın elindeki kurumuş kağıdı gördü. Buğulanmış gözlerini silerek kağıdı okudu ve Genç kız şöyle yazmıştı: <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">TÜM SEVİLENLERE VE SEVENLERE İBRET OLSUN!</span><br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ŞEYTAN]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14251</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 17:26:10 +0200</pubDate>
			<dc:creator>mustafam</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14251</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">[color=#FF0000&#93;Arkadaşlar şu zamana kadar şeytanı bizler insan tipinde elinde sopa kırmızı sanardık,hatta insanlara zararda verir bilirdik.[/</span><br />
<br />
Şeytan ne insana benzer,nede başka bir canlıya o göğe saçılmış ateş biçimindedir,insanlarada tek zararıda akılına girmesidir(sadece insanlar için,peygamberlere ve evliyalara farklı biçimde görünüyor.)Sabah kalktığına insanın genzinde 3 tane şeytan düğümü olur,allahı anınca birinci,abdest alınca bir tane daha,namaz kılınca bir tane daha düğüm çözülür.<br />
<br />
<span style="font-size: large;">Şeytan ne yapsa kötüdür örneğin aşağıdaki olan:<br />
Bir evliya şeytanın zoruyla sabah namazına uyanamamış,Kalktığında bakmışki namaz vakti geçmiş,o zaman eyvahlamaya başlamış(1 vakit namaz için 1.000.000 dünya senesi cehennemde azap görülür)Bu durumda allah ona:<br />
-Ey kulum senin gönlün hoştur sana 1 namaz sevabı yerine 10 sevap verdim,kılmadığın namazıda affettim.Evelsiki sabah evliya bacağından birisinin çekiştirmesiyle uyanır.Bakarki şeytandır.Evliya ona:İblis ne oluyor.Şeytan:<br />
-Kalk be adam sabah namazını kaçıracaksın<br />
Evliya:İyide sen kaldırmazdın kötülük yapardın şimdi ne diye iyilik yapıyorsun.<br />
Şeytan:Dün kalkmadın 10 sevap kazandın bu günde kalkta 10 yerine 1 sevap kazan</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">[color=#FF0000]Arkadaşlar şu zamana kadar şeytanı bizler insan tipinde elinde sopa kırmızı sanardık,hatta insanlara zararda verir bilirdik.[/</span><br />
<br />
Şeytan ne insana benzer,nede başka bir canlıya o göğe saçılmış ateş biçimindedir,insanlarada tek zararıda akılına girmesidir(sadece insanlar için,peygamberlere ve evliyalara farklı biçimde görünüyor.)Sabah kalktığına insanın genzinde 3 tane şeytan düğümü olur,allahı anınca birinci,abdest alınca bir tane daha,namaz kılınca bir tane daha düğüm çözülür.<br />
<br />
<span style="font-size: large;">Şeytan ne yapsa kötüdür örneğin aşağıdaki olan:<br />
Bir evliya şeytanın zoruyla sabah namazına uyanamamış,Kalktığında bakmışki namaz vakti geçmiş,o zaman eyvahlamaya başlamış(1 vakit namaz için 1.000.000 dünya senesi cehennemde azap görülür)Bu durumda allah ona:<br />
-Ey kulum senin gönlün hoştur sana 1 namaz sevabı yerine 10 sevap verdim,kılmadığın namazıda affettim.Evelsiki sabah evliya bacağından birisinin çekiştirmesiyle uyanır.Bakarki şeytandır.Evliya ona:İblis ne oluyor.Şeytan:<br />
-Kalk be adam sabah namazını kaçıracaksın<br />
Evliya:İyide sen kaldırmazdın kötülük yapardın şimdi ne diye iyilik yapıyorsun.<br />
Şeytan:Dün kalkmadın 10 sevap kazandın bu günde kalkta 10 yerine 1 sevap kazan</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ŞİDDETLE OKUMANIZI ISTIYORUM COK DUYGUSAL..]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14250</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 17:25:17 +0200</pubDate>
			<dc:creator>yardimci_20</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14250</guid>
			<description><![CDATA[Bırakıpta gidene...  <br />
<br />
 Burnu bir karış havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdiğimde. Hele hele benim aşkımı yerden yere vurup, nasıl kırmıştı kalbimi zalim.<br />
<br />
Dudaklarından dökülen acı sözleri; öyle ki, bugün bile unutamadım. Ne tebessümdü o , zehirden beter. Her olayda içim paramparça, gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olurdu. Yorgun düşerdim onsuz geçen, onunla dolu, koyu siyah gecelerden. Pişmanlıktan kendime lanetler eder, sevgimi söylediğim günü düşündükçe, kaleme sarılıp yazardım ona nefretin aşkla kucaklaştığı o uzun mısralarımı.<br />
<br />
Derdim ki; alın yazımdı, onbeşimin çocuksu aşkıydı. Nasıl da gülerdi canı istedi mi... En anlamlı bakışlarıyla önce ümitlendirir, ardından bir uçurumun kenarına yapayalnız bırakır giderdi. Ben çaresiz, ben yorgun, ben bıkkın bu sevdadan. Ah bilirdi o insafsız, diri diri yanardım o böyle yaptıkça...<br />
<br />
Şubatın buz gibi kasvetli soğuğunda; onda ne bulduğumu bugün bile bilemem. Ama o günlerde hayatımın amacı, varolma gibi gelirdi bana. Çocukluk mu, yoksa gençliğimin safça tutkusu muydu bu kölesiye bağlanış, içten içe kopan fırtınalar, bu delice yakarış?<br />
<br />
Kimbilir, belki de sevilmeye muhtaç bir kalbin bitmek bilmeyen kaprisi...<br />
<br />
Ondan hiçbir şey istememiştim. Sadece sevgi...<br />
<br />
Evet, şimdi yıllar sonra ben, onu düşünüyorum ilk defa kucağımda resimler, hatıralarla. Hava yine soğuk, yine kasvetli gözleri gözlerimde yine sevgi, derin yüreğimde.<br />
<br />
Unuttum sanırdım, meğer aldanmışım, ağladım saatlerce.<br />
<br />
Bu onun "ölüm yıldönümü"dür. 17'sinde toprakla kucaklaşan, o zalimin hikayesidir anlatılan. Bir melodidir kırık, umutsuz...<br />
<br />
Doldururken sensizlik o an odayı gönlüm hala boş, kafam yine dumanlı. Bir feryat yankılanmıştı acı dolu tam 15 yıl önce bugün bomboş kırlarda. Deli gibi koştum sınıfa, sırası boştu. Benim kadar çaresizdi her köşe.<br />
<br />
Kendi kendime konuşarak yaklaştım sırasına;<br />
"Sen ölemezsin; canımsın, sevgimsin, emelimsin... Dileğince nefret et, alay et duygularımla kızmam sana ama ne olur bir yalan olsun, acı bir şaka. Evet, evet beni üzmek için yapıyyorsun. Herşeyini özledim... Allahım son defa göreyim yeter bana"<br />
<br />
Bu sensiz yakarış defalarca sürmüştü ta ki, ölümün o sinsi kokusunu içimde duyana kadar. Hıçkıra hıçkıra ağladım, sıraya kazıdığın ismini öptüm. Sonra, ona ait birşeyler bulmak için aradım her köşeyi...<br />
<br />
Yalnızca buruşturulmuş bir sayfa, rengi solmuş. Yazı, onun yazısı. Bir mektuptu, özenilerek yazılmış, belki de çok emek verilmiş her satırına...<br />
<br />
Çok şaşırdım, mektup bana hitabendi. Korkakça, kaybolmasından korkarak, acıyla okudum her cümleyi kalbimde büyüyen bir özlemle...<br />
<br />
Hele hele o ilk satırı... Öyle ki, bugün bile unutamam, okudukça ağlarım.<br />
<br />
"İnsan sevdiğini yerden yere vururmuş bir tanem, AFFET BENİ !!!..."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bırakıpta gidene...  <br />
<br />
 Burnu bir karış havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdiğimde. Hele hele benim aşkımı yerden yere vurup, nasıl kırmıştı kalbimi zalim.<br />
<br />
Dudaklarından dökülen acı sözleri; öyle ki, bugün bile unutamadım. Ne tebessümdü o , zehirden beter. Her olayda içim paramparça, gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olurdu. Yorgun düşerdim onsuz geçen, onunla dolu, koyu siyah gecelerden. Pişmanlıktan kendime lanetler eder, sevgimi söylediğim günü düşündükçe, kaleme sarılıp yazardım ona nefretin aşkla kucaklaştığı o uzun mısralarımı.<br />
<br />
Derdim ki; alın yazımdı, onbeşimin çocuksu aşkıydı. Nasıl da gülerdi canı istedi mi... En anlamlı bakışlarıyla önce ümitlendirir, ardından bir uçurumun kenarına yapayalnız bırakır giderdi. Ben çaresiz, ben yorgun, ben bıkkın bu sevdadan. Ah bilirdi o insafsız, diri diri yanardım o böyle yaptıkça...<br />
<br />
Şubatın buz gibi kasvetli soğuğunda; onda ne bulduğumu bugün bile bilemem. Ama o günlerde hayatımın amacı, varolma gibi gelirdi bana. Çocukluk mu, yoksa gençliğimin safça tutkusu muydu bu kölesiye bağlanış, içten içe kopan fırtınalar, bu delice yakarış?<br />
<br />
Kimbilir, belki de sevilmeye muhtaç bir kalbin bitmek bilmeyen kaprisi...<br />
<br />
Ondan hiçbir şey istememiştim. Sadece sevgi...<br />
<br />
Evet, şimdi yıllar sonra ben, onu düşünüyorum ilk defa kucağımda resimler, hatıralarla. Hava yine soğuk, yine kasvetli gözleri gözlerimde yine sevgi, derin yüreğimde.<br />
<br />
Unuttum sanırdım, meğer aldanmışım, ağladım saatlerce.<br />
<br />
Bu onun "ölüm yıldönümü"dür. 17'sinde toprakla kucaklaşan, o zalimin hikayesidir anlatılan. Bir melodidir kırık, umutsuz...<br />
<br />
Doldururken sensizlik o an odayı gönlüm hala boş, kafam yine dumanlı. Bir feryat yankılanmıştı acı dolu tam 15 yıl önce bugün bomboş kırlarda. Deli gibi koştum sınıfa, sırası boştu. Benim kadar çaresizdi her köşe.<br />
<br />
Kendi kendime konuşarak yaklaştım sırasına;<br />
"Sen ölemezsin; canımsın, sevgimsin, emelimsin... Dileğince nefret et, alay et duygularımla kızmam sana ama ne olur bir yalan olsun, acı bir şaka. Evet, evet beni üzmek için yapıyyorsun. Herşeyini özledim... Allahım son defa göreyim yeter bana"<br />
<br />
Bu sensiz yakarış defalarca sürmüştü ta ki, ölümün o sinsi kokusunu içimde duyana kadar. Hıçkıra hıçkıra ağladım, sıraya kazıdığın ismini öptüm. Sonra, ona ait birşeyler bulmak için aradım her köşeyi...<br />
<br />
Yalnızca buruşturulmuş bir sayfa, rengi solmuş. Yazı, onun yazısı. Bir mektuptu, özenilerek yazılmış, belki de çok emek verilmiş her satırına...<br />
<br />
Çok şaşırdım, mektup bana hitabendi. Korkakça, kaybolmasından korkarak, acıyla okudum her cümleyi kalbimde büyüyen bir özlemle...<br />
<br />
Hele hele o ilk satırı... Öyle ki, bugün bile unutamam, okudukça ağlarım.<br />
<br />
"İnsan sevdiğini yerden yere vururmuş bir tanem, AFFET BENİ !!!..."]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cinlerin görünüsü ve sekillendigi bicimler]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14249</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 17:18:23 +0200</pubDate>
			<dc:creator>mustafam</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14249</guid>
			<description><![CDATA[[/b&#93;<span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Göster :[b&#93;</span><br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<br />
Cin dumansız ateşten yaratılmış bizimle beraber aynı yer ve mekânda fakat başka bir boyutta yaşayan canlılardır. Dumansız alevden yaratılmışlardır. Cinler insanlar yaratılmadan evvel yaratılmışlardı. Onlar dünya üzerinde yaşıyorlar gece ve gündüz dolaşabiliyorlardı. Hz Adem(A.S) yaratıldıktan sonra Allah C.Celalehü gündüzü insanlara geceyide cinlere tahsis etti. Böylece gündüz insanlar işlerini çalışmalarını gezmelerini vs yapar gece uyurlarkan cinlerde gündüz uyurlar gecede diğer işlerini yaparlar, gezerler velhasıl uyanıktırlar. İkindi ezanıyla beraber uyanıp sabah ezanına kadar dolaşırlar. Bu aynı Türkiyede sabah olurken Amerikada akşam olmasına benzer biz daha yeni uyanıp işlerimiz için dağılırken onlarda işlerini bitirip eve dönmüş ve bir zaman sonrada uyku için hazırlığa başlamış olurlar .Böyle bir benzetme yapılabilir. <br />
Cinler doğarlar, büyürler, ihtiyarlar küçülürler ve kaybolup giderler(ölürler). Gençleri cüsse bakımından büyük olur. İhtiyarladıkça küçülürler. Bazıları çok kuvvetli olabilir hatta 7 adet cin padişahı vardır, bunlar onların en kuvvetli olanlarıdır. Bunların bir tanesi 500-1000 cinin sahip olduğu güce sahip olabilir. Cinler cüzlere (parçalara) ayrılabilirler. Yani aynı anda birkaç yerde birden olabilirler. Bu şuna benzer bir sigara dumanı düşünün bu sigara dumanını havaya üflediğinizde onun bir parçasını elinizle bölüp ayırabilirsiniz hatta ayırdığınız bu parçayı bir torbaya koyup başka bir yere götürebilirsiniz. Çok abuk bir benzetme oldu ama sanırım olayı anlatmaya yetmiştir. Cinler Çok hızlı hareket ederler. Şöyle ki normal güce sahip bir cin dünya etrafında 8 sn. kadar bir zamanda dolaşabilir hatta güçlü olanları 3sn de bile dolaşabilir. Daha hızlı olanlarıbile mevcut olabilir?. Bu şu anlama gelebiliyor,, bir cin çok kısa bir süre içinde gidip bir şey hakkında bilgi edinip gelebilir. Eğer bir cin bir noktaya odaklanırsa bir cisme etkiyip onu delip geçebilir(fiziksel olarak). Fiziksel olarak bulunduğumuz boyuta geçebilir ve bizim gözümüze değişik şekillerde görünebilirler. Yaklaşık 99 şekle bürünebilirler. Ancak bu haliyle insanlara görünmeleri yasaktır. Bir şekilden kendi hallerine yahut başka hallere geçebilirler. Size göründüklerinde onlara nasıl muamele etmelisiniz?. Bu konuda daha ileride bilgi verilecektir. Şekilleri: insan şekline benzer görünümde yaklaşık 1 metre boylarında görünebilirler ama bu açıklama çok sınırlayıcı oldu aslında onların bizim hayatımızda hiç görmediğimiz türden şekilde olanları vardır, onlarında hayvan türünden olanları mesela at, kedi, köpek, eşek, keçi vs. eseta bu şekilde olanları vardır aynı dünyadaki hayvanlar gibidirler. O amaçla kullanılabilirler(kendi aralarında) mesela süvari olan cinler bu tür cin olan atlara binerler. Cinler şekle girerler, hatta şekle girerken bazen öyle şekilsiz şekillere girerlerki kafası koç kafasına, ayakları at ayağına arka tarafı tavşana sırtı keçiye benzeyebilir. Veya daha değişik hayvanların toplamından oluşabilir. Bazılarının kendilerine has şekilleri vardır. Mesela mezerlık perisi simsiyah olup görünüşü yaralı bir kartalı andırır, yürürkende yaralı bir kartalın yürüyüşü gibidir, tırnaklarıarı arkaya dönüktür vs. vs.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[/b]<span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Göster :[b]</span><br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<br />
Cin dumansız ateşten yaratılmış bizimle beraber aynı yer ve mekânda fakat başka bir boyutta yaşayan canlılardır. Dumansız alevden yaratılmışlardır. Cinler insanlar yaratılmadan evvel yaratılmışlardı. Onlar dünya üzerinde yaşıyorlar gece ve gündüz dolaşabiliyorlardı. Hz Adem(A.S) yaratıldıktan sonra Allah C.Celalehü gündüzü insanlara geceyide cinlere tahsis etti. Böylece gündüz insanlar işlerini çalışmalarını gezmelerini vs yapar gece uyurlarkan cinlerde gündüz uyurlar gecede diğer işlerini yaparlar, gezerler velhasıl uyanıktırlar. İkindi ezanıyla beraber uyanıp sabah ezanına kadar dolaşırlar. Bu aynı Türkiyede sabah olurken Amerikada akşam olmasına benzer biz daha yeni uyanıp işlerimiz için dağılırken onlarda işlerini bitirip eve dönmüş ve bir zaman sonrada uyku için hazırlığa başlamış olurlar .Böyle bir benzetme yapılabilir. <br />
Cinler doğarlar, büyürler, ihtiyarlar küçülürler ve kaybolup giderler(ölürler). Gençleri cüsse bakımından büyük olur. İhtiyarladıkça küçülürler. Bazıları çok kuvvetli olabilir hatta 7 adet cin padişahı vardır, bunlar onların en kuvvetli olanlarıdır. Bunların bir tanesi 500-1000 cinin sahip olduğu güce sahip olabilir. Cinler cüzlere (parçalara) ayrılabilirler. Yani aynı anda birkaç yerde birden olabilirler. Bu şuna benzer bir sigara dumanı düşünün bu sigara dumanını havaya üflediğinizde onun bir parçasını elinizle bölüp ayırabilirsiniz hatta ayırdığınız bu parçayı bir torbaya koyup başka bir yere götürebilirsiniz. Çok abuk bir benzetme oldu ama sanırım olayı anlatmaya yetmiştir. Cinler Çok hızlı hareket ederler. Şöyle ki normal güce sahip bir cin dünya etrafında 8 sn. kadar bir zamanda dolaşabilir hatta güçlü olanları 3sn de bile dolaşabilir. Daha hızlı olanlarıbile mevcut olabilir?. Bu şu anlama gelebiliyor,, bir cin çok kısa bir süre içinde gidip bir şey hakkında bilgi edinip gelebilir. Eğer bir cin bir noktaya odaklanırsa bir cisme etkiyip onu delip geçebilir(fiziksel olarak). Fiziksel olarak bulunduğumuz boyuta geçebilir ve bizim gözümüze değişik şekillerde görünebilirler. Yaklaşık 99 şekle bürünebilirler. Ancak bu haliyle insanlara görünmeleri yasaktır. Bir şekilden kendi hallerine yahut başka hallere geçebilirler. Size göründüklerinde onlara nasıl muamele etmelisiniz?. Bu konuda daha ileride bilgi verilecektir. Şekilleri: insan şekline benzer görünümde yaklaşık 1 metre boylarında görünebilirler ama bu açıklama çok sınırlayıcı oldu aslında onların bizim hayatımızda hiç görmediğimiz türden şekilde olanları vardır, onlarında hayvan türünden olanları mesela at, kedi, köpek, eşek, keçi vs. eseta bu şekilde olanları vardır aynı dünyadaki hayvanlar gibidirler. O amaçla kullanılabilirler(kendi aralarında) mesela süvari olan cinler bu tür cin olan atlara binerler. Cinler şekle girerler, hatta şekle girerken bazen öyle şekilsiz şekillere girerlerki kafası koç kafasına, ayakları at ayağına arka tarafı tavşana sırtı keçiye benzeyebilir. Veya daha değişik hayvanların toplamından oluşabilir. Bazılarının kendilerine has şekilleri vardır. Mesela mezerlık perisi simsiyah olup görünüşü yaralı bir kartalı andırır, yürürkende yaralı bir kartalın yürüyüşü gibidir, tırnaklarıarı arkaya dönüktür vs. vs.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ArkaDaş/YasakLı Listenizi qöReLimm:):)]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14248</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 16:03:37 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Admin_Peri</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14248</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: right;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF69B4;">Ewtt arkadaşLar Hepimizin Kullanıcı Panelinde ßulunan Arkadaş Yasaklı Listelerini qörek bakim <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>  <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
ßu ßenimki <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>  <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font></span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF69B4;">Ewtt arkadaşLar Hepimizin Kullanıcı Panelinde ßulunan Arkadaş Yasaklı Listelerini qörek bakim <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>  <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
ßu ßenimki <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>  <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font></span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[prenses68 Artık Özel Üye]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14246</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 15:28:36 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Admin_Peri</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14246</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="color: #FF69B4;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: xx-large;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">Hayırlı UğurLu oLsun Kardeşim <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> </span></span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="color: #FF69B4;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: xx-large;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">Hayırlı UğurLu oLsun Kardeşim <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> </span></span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Osmanlı Marşı]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14245</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 15:18:58 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Yakamoz68</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14245</guid>
			<description><![CDATA[<font color="#FF0000">Linkleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<font color="#FF0000">Linkleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şu Anda Hangi Parçayı Dinlemek İstersiniz]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14244</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 14:35:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Admin_Sevecen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14244</guid>
			<description><![CDATA[sevgili forumcular boş kaldıkça buradan istek parçası alacam <br />
şöyle olacak ben şu anda şu parçayı dinlemek istiyorum diyeceksiniz bende buradan o parçayı anossuz gönderecem fakat radyoda yayında dj yokken olacak bu iş hadin bakalım başlayın ilk kim isteyecek]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[sevgili forumcular boş kaldıkça buradan istek parçası alacam <br />
şöyle olacak ben şu anda şu parçayı dinlemek istiyorum diyeceksiniz bende buradan o parçayı anossuz gönderecem fakat radyoda yayında dj yokken olacak bu iş hadin bakalım başlayın ilk kim isteyecek]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[FAYDALI BİLGİLER]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14243</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 08:55:54 +0200</pubDate>
			<dc:creator>BARBONE</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14243</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #0000CD;"><span style="font-weight: bold;">1) Gözlügünüzün vidasi çok çabuk çikiyorsa vidayi takmadan önce, vidanin girecegi delige renksiz oje damlatin. Vidayi öyle takin.<br />
<br />
2) Satin aldiginiz ayakkabilar ayaginizi sikiyor ise onlari bir kaç dakika buhara tutun.<br />
<br />
3) Makasinizi bilemek istiyorsaniz,* zimpara kagidi kesin.<br />
<br />
4) Halidaki sigara yaniklarindan,** yanik* y*er*ler üzerinde zimpara kagidi ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.<br />
<br />
5) Mobilyalarin yerlerini degistirdiginizde halilarin üzerinde iz birakir. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin. Izden eser kalmadigini göreceksiniz.<br />
<br />
6) Fermuarli giyeceklerinizi çamasir makinesine koymadan önce kapali olup olmadigini kontrol edin. Açiksa zedelenebilirler.<br />
<br />
7) Üst üste koydugunuz bardaklar yapisip çikmiyorsa bir legenin içerisine koyun Üstteki bardagin içerisine buz koyup legenin içerisine yavas yavas sicak su koyun. Bardaklarin kolayca çiktigini göreceksiniz.<br />
<br />
8) Satin aldiginiz plastik ve cam esyalarin üzerine yapistirilan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayip yikayin. Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktir.<br />
<br />
9) Ütü yapmayi kolaylastirmak ve süreyi azaltmak için ütü masasinin kilifinin altina alüminyum folyo koyun. Sicagi geri yansitacagindan ütü yapmak daha kolay olacaktir.<br />
<br />
10) Bez pabuçlarin temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçlari bir yastik kilifinin içerisine koyun. Kilifin agzini kapayin ve çamasir makinasinda yikayin. Yeni gibi olacaklardir.<br />
11) Buz kaliplarinizi su ile doldurmadan önce bölmelere portakal, limon ve dilediginiz meyve parçaciklari yerlestirirseniz dekoratif buzlar elde etmis olursunuz.<br />
<br />
12) Eger ayaklariniz çok isinip sisiyorsa onlari saatlerce sicak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayin. Bilekleriniz ve ayaklariniz sismeyecektir<br />
<br />
13) Eger ayaklariniz çok hassas ise, sicak havalarda sikayetleriniz artiyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyagi ile ovalayin.<br />
<br />
14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yikamada bir gece soguk suyun içerisinde bekletin, sonra yikayin, çekmeyeceklerdir.<br />
<br />
15) Dirsek ve topuklarinizin sertlesmesini istemiyorsaniz, bir dilim limon ile ovun. Böylece yumusacik olacaklardir.<br />
<br />
16) Yeni bir tava satin aldiginizda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatin. Bu islem ilerde kizartmalarinizin tavaya yapismasini önleyecektir.<br />
<br />
17) Cevizle dost olun. Içindeki yag beyin hücreleri için çok yararlidir. Kan sekerini düsürdügü için seker hastalarina da uzmanlar tarafindan tavsiye edilir<br />
<br />
18) Duvariniza çivi çakacaginiz zaman isaretlediginiz yerin üzerine çapraz bant yapistirin. Çiviyi öyle çakin. Böylece duvarin alçisini çatlatmamis olacaksiniz.<br />
<br />
19) Kizartma yagini bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanilir durumda olup olmadigini anlamak için kizgin yagin içerisine bir dilim ekmek atin. Ekmekte kara lekeler olusmuyorsa kullanabilirsiniz.<br />
<br />
20) Cevizlerin kabuklarini kolayca açabilmek için onlari bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dagilmayacaktir.<br />
<br />
21) Unlarinizin böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yapragi koyun.<br />
<br />
22) Firinda patates yapmadan önce , 10-15 dakika haslayin ve çatal ile delin. Daha kolay pisecektir.<br />
<br />
23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanin içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüsmesini önler.<br />
<br />
24) Kullanilmis limon kabuklarini rendeleyip seker ile karistirin. Kavanozun içerisinde buzdolabinda uzun bir süre saklayabilirsiniz. Böylece pasta yaparken elinizin altinda hazir bulunur.<br />
<br />
25) Kabarik bir omlet yapmak istiyorsaniz, bir çorba kasigi suyun içerisine bir çay kasigi misir unu karistirin. Hazirladiginiz karisimi yumurtaya ilave edin. Böylece kabarik bir omlet yapmis olacaksiniz.<br />
<br />
26) Sarimsaklarinizi her zaman elinizin altinda hazir bulundurmak istiyorsaniz kabuklarini soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyagi koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrica bu yag yemeklerinize, salatalariniza ayri bir lezzet katacaktir.<br />
<br />
27) Peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin<br />
<br />
28) Bisküvileriniz yumusamissa onlari birkaç dakika firinlayin.<br />
<br />
29) Çekmeceleri içini bosaltmadan temizlemek istiyorsaniz, elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.<br />
<br />
30) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman üzerine koydugunuz baharatlardan içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur.<br />
<br />
31) Domates salçaniz çok eksi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç, salçanizi (sosunuzu) tatlandiracaktir.<br />
<br />
32) Mantarlarin daha lezzetli olmasi için pisirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pisirin.<br />
<br />
33) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman bir limonu ikiye bölün, yarisini tavugun üzerine bastirarak iyice sürün. Diger yarisini ise tavugun içerisine yerlestirin. Tavugunuz nar gibi kizaracaktir.<br />
<br />
34) 2 Çorba kasigi yogurdu, sulandirilmis 1 çorba kasigi salçayi ve birazda zeytinyagini derin bir kabin içerisinde karistirin. Firina koymadan önce tavugun her tarafina sürün. Çok daha lezzetli olacaktir.<br />
<br />
35) Hazirladiginiz kekin ortasina malzeme koyacaginiz zaman biçak ile kesmenize gerek yok. Dikis ipligini kekin etrafina gerip dikkatlice çektiginiz zaman düzgün bir sekilde kesildigini göreceksiniz.<br />
<br />
36) Hazirladiginiz kekin, firinda pisirirken çökmemesi için hamuru kalibi ile birlikte firina koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin. .<br />
<br />
37) Pisirdiginiz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme seker yada limon suyu koyun.<br />
<br />
38) Hazirladiginiz omletin tavaya yapismamasi için, önce tavayi ocaga koyup iyice isitin sonra yagi döküp kizdirin. Daha sonra karisimi tavaya alin ve ocagin altini kisin.<br />
<br />
39) Kesilmis ve açik havada kalmis sogan zararlidir. Kullanmadiginiz sogan parçalarini saklamayin.<br />
<br />
40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazirladiginizda onlardan bir miktarini buz kaplarina yerlestirin. Kokteyllerin içerisine bunlari kullanin Böylece sulanip tatlarini kaybetmeyeceklerdir<br />
<br />
41) Kuru soganlari kese kagidina sardiktan sonra buzdolabinin sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasini önlemis olursunuz.<br />
<br />
42) Kizarttiginiz tavugun tekrar isittiginizda lezzetini kaybetmesini istemiyorsaniz tavuk parçalarini bir süzgece koyun. Tencerenin içerisinde su kaynatin ve süzgeci üzerine oturtun. Buharda isitilan tavuk lezzetinde hiçbir sey kaybetmeyecektir.<br />
<br />
43) Satin aldiginiz kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayin.<br />
<br />
44) Evde pasta yaparken kullandiginiz meyve sekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsaniz hazirladiginiz hamura bir miktar misir unu ilave edin. Meyveler piserken sulari yogunlasir ve dibe çökmezler.<br />
<br />
45) Kek kalibinizin içine hamurunuzu dökmeden önce ortasina bir serit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pisirdikten sonra kolayca çikartabilirsiniz.<br />
<br />
46) Sogan, sarimsak kesmeden önce parmaklariniza limon suyu sürerseniz , istemediginiz kokulardan kurtulmus olursunuz.<br />
<br />
47) Kizartma kokularinin bütün eve yayilmamasi için yagin içerisine bir iki dal maydanoz atin.<br />
<br />
48) Lambalarinizin üzerine kullanmadiginiz kokularinizdan veya biraz vanilya sürerseniz, lambalarinizi yaktiginizda mis gibi koku yayilacaktir.( Fazla sürmeyin.)<br />
<br />
49) Parfümü bitmis küçük parfüm siselerini atmaya kiyamiyorsaniz onlari çamasir dolabiniza koyun. Böylece çamasirlarinizin hos kokmasini saglarsiniz. <br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #0000CD;"><span style="font-weight: bold;">1) Gözlügünüzün vidasi çok çabuk çikiyorsa vidayi takmadan önce, vidanin girecegi delige renksiz oje damlatin. Vidayi öyle takin.<br />
<br />
2) Satin aldiginiz ayakkabilar ayaginizi sikiyor ise onlari bir kaç dakika buhara tutun.<br />
<br />
3) Makasinizi bilemek istiyorsaniz,* zimpara kagidi kesin.<br />
<br />
4) Halidaki sigara yaniklarindan,** yanik* y*er*ler üzerinde zimpara kagidi ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.<br />
<br />
5) Mobilyalarin yerlerini degistirdiginizde halilarin üzerinde iz birakir. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin. Izden eser kalmadigini göreceksiniz.<br />
<br />
6) Fermuarli giyeceklerinizi çamasir makinesine koymadan önce kapali olup olmadigini kontrol edin. Açiksa zedelenebilirler.<br />
<br />
7) Üst üste koydugunuz bardaklar yapisip çikmiyorsa bir legenin içerisine koyun Üstteki bardagin içerisine buz koyup legenin içerisine yavas yavas sicak su koyun. Bardaklarin kolayca çiktigini göreceksiniz.<br />
<br />
8) Satin aldiginiz plastik ve cam esyalarin üzerine yapistirilan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayip yikayin. Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktir.<br />
<br />
9) Ütü yapmayi kolaylastirmak ve süreyi azaltmak için ütü masasinin kilifinin altina alüminyum folyo koyun. Sicagi geri yansitacagindan ütü yapmak daha kolay olacaktir.<br />
<br />
10) Bez pabuçlarin temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçlari bir yastik kilifinin içerisine koyun. Kilifin agzini kapayin ve çamasir makinasinda yikayin. Yeni gibi olacaklardir.<br />
11) Buz kaliplarinizi su ile doldurmadan önce bölmelere portakal, limon ve dilediginiz meyve parçaciklari yerlestirirseniz dekoratif buzlar elde etmis olursunuz.<br />
<br />
12) Eger ayaklariniz çok isinip sisiyorsa onlari saatlerce sicak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayin. Bilekleriniz ve ayaklariniz sismeyecektir<br />
<br />
13) Eger ayaklariniz çok hassas ise, sicak havalarda sikayetleriniz artiyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyagi ile ovalayin.<br />
<br />
14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yikamada bir gece soguk suyun içerisinde bekletin, sonra yikayin, çekmeyeceklerdir.<br />
<br />
15) Dirsek ve topuklarinizin sertlesmesini istemiyorsaniz, bir dilim limon ile ovun. Böylece yumusacik olacaklardir.<br />
<br />
16) Yeni bir tava satin aldiginizda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatin. Bu islem ilerde kizartmalarinizin tavaya yapismasini önleyecektir.<br />
<br />
17) Cevizle dost olun. Içindeki yag beyin hücreleri için çok yararlidir. Kan sekerini düsürdügü için seker hastalarina da uzmanlar tarafindan tavsiye edilir<br />
<br />
18) Duvariniza çivi çakacaginiz zaman isaretlediginiz yerin üzerine çapraz bant yapistirin. Çiviyi öyle çakin. Böylece duvarin alçisini çatlatmamis olacaksiniz.<br />
<br />
19) Kizartma yagini bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanilir durumda olup olmadigini anlamak için kizgin yagin içerisine bir dilim ekmek atin. Ekmekte kara lekeler olusmuyorsa kullanabilirsiniz.<br />
<br />
20) Cevizlerin kabuklarini kolayca açabilmek için onlari bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dagilmayacaktir.<br />
<br />
21) Unlarinizin böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yapragi koyun.<br />
<br />
22) Firinda patates yapmadan önce , 10-15 dakika haslayin ve çatal ile delin. Daha kolay pisecektir.<br />
<br />
23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanin içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüsmesini önler.<br />
<br />
24) Kullanilmis limon kabuklarini rendeleyip seker ile karistirin. Kavanozun içerisinde buzdolabinda uzun bir süre saklayabilirsiniz. Böylece pasta yaparken elinizin altinda hazir bulunur.<br />
<br />
25) Kabarik bir omlet yapmak istiyorsaniz, bir çorba kasigi suyun içerisine bir çay kasigi misir unu karistirin. Hazirladiginiz karisimi yumurtaya ilave edin. Böylece kabarik bir omlet yapmis olacaksiniz.<br />
<br />
26) Sarimsaklarinizi her zaman elinizin altinda hazir bulundurmak istiyorsaniz kabuklarini soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyagi koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrica bu yag yemeklerinize, salatalariniza ayri bir lezzet katacaktir.<br />
<br />
27) Peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin<br />
<br />
28) Bisküvileriniz yumusamissa onlari birkaç dakika firinlayin.<br />
<br />
29) Çekmeceleri içini bosaltmadan temizlemek istiyorsaniz, elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.<br />
<br />
30) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman üzerine koydugunuz baharatlardan içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur.<br />
<br />
31) Domates salçaniz çok eksi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç, salçanizi (sosunuzu) tatlandiracaktir.<br />
<br />
32) Mantarlarin daha lezzetli olmasi için pisirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pisirin.<br />
<br />
33) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman bir limonu ikiye bölün, yarisini tavugun üzerine bastirarak iyice sürün. Diger yarisini ise tavugun içerisine yerlestirin. Tavugunuz nar gibi kizaracaktir.<br />
<br />
34) 2 Çorba kasigi yogurdu, sulandirilmis 1 çorba kasigi salçayi ve birazda zeytinyagini derin bir kabin içerisinde karistirin. Firina koymadan önce tavugun her tarafina sürün. Çok daha lezzetli olacaktir.<br />
<br />
35) Hazirladiginiz kekin ortasina malzeme koyacaginiz zaman biçak ile kesmenize gerek yok. Dikis ipligini kekin etrafina gerip dikkatlice çektiginiz zaman düzgün bir sekilde kesildigini göreceksiniz.<br />
<br />
36) Hazirladiginiz kekin, firinda pisirirken çökmemesi için hamuru kalibi ile birlikte firina koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin. .<br />
<br />
37) Pisirdiginiz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme seker yada limon suyu koyun.<br />
<br />
38) Hazirladiginiz omletin tavaya yapismamasi için, önce tavayi ocaga koyup iyice isitin sonra yagi döküp kizdirin. Daha sonra karisimi tavaya alin ve ocagin altini kisin.<br />
<br />
39) Kesilmis ve açik havada kalmis sogan zararlidir. Kullanmadiginiz sogan parçalarini saklamayin.<br />
<br />
40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazirladiginizda onlardan bir miktarini buz kaplarina yerlestirin. Kokteyllerin içerisine bunlari kullanin Böylece sulanip tatlarini kaybetmeyeceklerdir<br />
<br />
41) Kuru soganlari kese kagidina sardiktan sonra buzdolabinin sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasini önlemis olursunuz.<br />
<br />
42) Kizarttiginiz tavugun tekrar isittiginizda lezzetini kaybetmesini istemiyorsaniz tavuk parçalarini bir süzgece koyun. Tencerenin içerisinde su kaynatin ve süzgeci üzerine oturtun. Buharda isitilan tavuk lezzetinde hiçbir sey kaybetmeyecektir.<br />
<br />
43) Satin aldiginiz kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayin.<br />
<br />
44) Evde pasta yaparken kullandiginiz meyve sekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsaniz hazirladiginiz hamura bir miktar misir unu ilave edin. Meyveler piserken sulari yogunlasir ve dibe çökmezler.<br />
<br />
45) Kek kalibinizin içine hamurunuzu dökmeden önce ortasina bir serit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pisirdikten sonra kolayca çikartabilirsiniz.<br />
<br />
46) Sogan, sarimsak kesmeden önce parmaklariniza limon suyu sürerseniz , istemediginiz kokulardan kurtulmus olursunuz.<br />
<br />
47) Kizartma kokularinin bütün eve yayilmamasi için yagin içerisine bir iki dal maydanoz atin.<br />
<br />
48) Lambalarinizin üzerine kullanmadiginiz kokularinizdan veya biraz vanilya sürerseniz, lambalarinizi yaktiginizda mis gibi koku yayilacaktir.( Fazla sürmeyin.)<br />
<br />
49) Parfümü bitmis küçük parfüm siselerini atmaya kiyamiyorsaniz onlari çamasir dolabiniza koyun. Böylece çamasirlarinizin hos kokmasini saglarsiniz. <br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Günün Söz Hadis ve Ayeti]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14242</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 08:21:11 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Yakamoz68</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14242</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #32CD32;"><span style="font-size: medium;"><div style="text-align: center;">Günün Ayeti <br />
Şahitliği gizlemeyin. Her kim şahit olduğu gerçeği gizlerse, şüphesiz ki onun kalbi günahkârdır.&#8221;<br />
Bakara, 283.<br />
<br />
<br />
Günün Hadisi <br />
"Mümin, ölümünden sonra hayatta iken öğrettiği ve yayınladığı ilimden, geride bıraktığı iyi evlâttan, miras olarak bıraktığı mushaftan, yaptırdığı mescidden, yolcular için inşa ettiği misafir evinden, akıttığı sudan, sağlıklı iken malından çıkardığı sadakadan kendisine sevap ulaşır."<br />
Hz. Muhammed (s.a.v.) (s.a.v.)<br />
<br />
<br />
Günün Sözü <br />
Söz söylemek için önce dinlemek gerekir. <br />
Hz. Mevlâna Muhammed (s.a.v.) Celaleddin-i Rûmî (k.s.) <br />
<br />
<br />
<br />
Günün Duası <br />
ALLAH (c.c.)&#8217;ım, Muhammed (s.a.v.) ve âline salat eyle ve bizi sevdiğin tövbeye muvaffak et; sevmediğin günah alışkanlığından kurtar. <br />
Âmîn... Âmîn... Âmîn</div></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #32CD32;"><span style="font-size: medium;"><div style="text-align: center;">Günün Ayeti <br />
Şahitliği gizlemeyin. Her kim şahit olduğu gerçeği gizlerse, şüphesiz ki onun kalbi günahkârdır.&#8221;<br />
Bakara, 283.<br />
<br />
<br />
Günün Hadisi <br />
"Mümin, ölümünden sonra hayatta iken öğrettiği ve yayınladığı ilimden, geride bıraktığı iyi evlâttan, miras olarak bıraktığı mushaftan, yaptırdığı mescidden, yolcular için inşa ettiği misafir evinden, akıttığı sudan, sağlıklı iken malından çıkardığı sadakadan kendisine sevap ulaşır."<br />
Hz. Muhammed (s.a.v.) (s.a.v.)<br />
<br />
<br />
Günün Sözü <br />
Söz söylemek için önce dinlemek gerekir. <br />
Hz. Mevlâna Muhammed (s.a.v.) Celaleddin-i Rûmî (k.s.) <br />
<br />
<br />
<br />
Günün Duası <br />
ALLAH (c.c.)&#8217;ım, Muhammed (s.a.v.) ve âline salat eyle ve bizi sevdiğin tövbeye muvaffak et; sevmediğin günah alışkanlığından kurtar. <br />
Âmîn... Âmîn... Âmîn</div></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türkiyenin Gizemleri]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14240</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 23:57:18 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EBUBEKİR</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14240</guid>
			<description><![CDATA[[/b&#93;[b&#93;--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Kapadokya Gizemler Şehri <br />
<br />
Anadolu´nun Altı Oyuk mu? <br />
<br />
Yeraltı kentlerini kim, neden yaptı? 85 m. derinlik, çağdaş bir havalandırma sistemi, binlerce kişinin yaşayabileceği bir kompleks, mükemmel bir savunma sistemi; Ve bunların ne zaman, niçin yapıldığı belli değil. Orta Anadolu´da Nevşehir, Niğde Aksaray yörelerinde yüze yakın yeraltı kenti, tüneller ve mağralar bulunmaktadır yani bu yöremizin altı karıncaların yuvalarına benzer. Cevabı hala bulunamayan bir gizemle karşı karşıyamıyız? Gözümüz hep uzaya dönük ama dünyamızın içindeki bilinmeyenler de hala uzay kadar karanlık ve çözümsüz. Cevap hala bulunamadı, bir gün birileri ciddi maliyetleri göze alıncaya kadar... Ne garip değil mi? Neredeyse Orta Anadolu´nun yarısına yakın bir bölümünün altında dev yeraltı kentlerinin bulunduğu ancak 1960´ların başında farkedildi. Söylencelere göre, yeraltı kentlerinin bulunmasının nedeni bir deliğe girip kaybolan bir tavuktur, bir diğerine göre Demir adındaki bir köylüdür veya meraklı turistlerdir. Bu garip yerlerin birer mühendislik şaheseri olduğunu söylersek abartmış olmayız, bir kere havalandırma sistemi ve mantığı mükemmeldir, evet kayaların normalin altında bir kırılganlığa sahip oldukları doğrudur ama yeraltı kentlerini gördüğünüzde bunun yeterli bir açıklamadan çok uzak olduğunu görürsünüz çünkü modern araçlar gerekmektedir. Günümüzdeki modern teknolojinin çizgisinde olan maden ocaklarının hiçbirisi böylesine mükemmel ve hatta konforlu değildir... Peki Nevşehir civarındaki bu yeraltı kentlerinin amacı nedir? <br />
------------------------------------------------------------------------------------------- <br />
Anadolu´da bir kehanet merkezi : Didim tapınağı <br />
<br />
Şimdilerde "Orakl"ların yaşadıkları veya geçerli oldukları dönem MÖ 700 ile MS 300 arasındaydı. Sözcüğün üç anlamı vardır ya da üç şeyi tanımlar; birinci anlamda "Orakl" tanrıların konuştuğu kişidir, ikinci anlamda geçerli yani güncel olan tapınak veya çekinilen, saygı duyulan tanrıdır, üçüncü anlamda ise tanrı tarafından kahin aracılığı ile verilen cevaptır. Batı Anadolu´nun yani İyonya´nın bağrında bulunan Söke yakınlarındaki Didim Apollo Tapınağı 1700 öncesine kadar yaklaşık ikibin yıllık bir "Orakl" merkeziydi. Antik Dünya´dan günümüze gelen bu baş döndürücü Tapınak, geçmişe terk ettiğimiz ve unuttuğumuz görkemin ve de gizemin muhteşem bir örneği olarak gözlerimizin önünde hala durmaktadır.. <br />
------------------------------------------------------------------------------------------- <br />
Çok uzak bir öykü : Nemrut dağı <br />
<br />
"Kardeşlik Örgütü" Anadolu´daydı Nemrut´un Sırrı Nemrut Dağı hep gizemli iddialara hedef oldu; hatta uzaylıların gizli üssü olduğu bile iddia edildi; kesin olan tek şey dağda bilinmeyen veya henüz keşfedilmemiş tünellerin olduğu ve efsanevi Commagene Kralı I. Antiochos´un kayıp mezarıdır. Dağın gizemi, çok değişik alanlara yöneliyor; Hıristiyanlığın burada başlamasından tutun da, İsa´nın doğumundaki simgesel anlama ve de Noel´in yanlış zamanda kutlanmasına kadar... "The Orion Mystery ve The Mayan Prophecies" kitaplarının yazarlarından araştırmacı Adrian Gilbert, bu sırrı kovaladı, Rusya´dan Fransa´ya ve Mısır´a, Filistin´den Güneydoğu Anadolu´ya uzanan yorucu bir çalışmadan sonra edindiği bilgileri, inanılmaz iddialarla bütünleştirerek, bir kitap yazdı ve gizem büyüdü.. <br />
<br />
Nemrut Dağının Gizemi <br />
<br />
Tarihin neresine bakarsanız bakın, muhakkak dünyanın bir yerinde, özgün bir inanç veya mistik ya da okült bir yaşam biçimi karşınıza çıkacaktır. Bu tür grupların ana ilkesi kardeşliktir, kardeşlik adayı belli bir eğitim, öğrenim ve sınav aşamasını yaşadıktan sonra ezoterik gizemlerle beraber yaşamaya başlar ama bunları dışarıya taşıması yasaktır çünkü bilgi özeldir ve yeterince eğitilmemiş, amacını bilmeyen ve meraktan öteye geçemeyen yani hak etmeyen kişilere verilemez. Yüzyılın sonuna doğru, çoğunluğu Rus olan bir grup okültist veya ezoterist gizemci peşpeşe ortaya çıktı; aralarında Madam H.P.Blavatsky, Alexandra David-Neale, P.D. Ouspensky ve G.I.Gurdjieff gibi çok önemli isimler bulunuyordu. Doğunun tanımıyla bunlar; "Bilgeliğin Ustaları" ydılar. Tümü, uzak geçmişin ezoterik ve gizemci mantığı doğrultusundaydı, kurdukları gizem örgütleri günümüzde milyonlarca insanı yönlendiriyor, yani "Kardeşlik" hala yaşıyor. <br />
<br />
Nemrut Dağı ve Sırları <br />
<br />
Adrian Gilbert, tüm öykünün anlamının farklı olduğu görüşünde, bizlere bu şekilde İsa´nın doğum horoskobunun yani yıldız haritasının anlatılmak istendiğini düşünüyor, eğer okuma doğru yapılırsa kesin zaman belirlenecektir. İsa´da Horus gibi bir kral olarak doğmuştur, gezegenlere uygun armağanlar onun doğumunu simgelerler, Matta İncili´nde armağanların baştan çıkarıcı oldukları ve egosal amaçlarla kullanılabilecekleri vurgulanır. Yani üç gezegenin negatif yönleri vurgulanır, negatif yönler pratik Maji´nin reddedilmesi (Merkür), ölümsüzlük arzusu (Satürn) ve krallık yani iktidar hırsıdır (Jüpiter). Daha sonraki olaylarda benzer anlamlar içerirler, Yahya Peygamber Ürdün Irmağı´nda İsa´yı vaftiz ederken cennetten gelen bir güvercin simgeselliğinde İsa´ya en yüksek armağan verilir, bunun anlamı gezegendeki en yüksek krallığın onaylanmasıdır. Artık o, Logos´un yani Varoluş´un aracı olmuştur. Yani Vaftiz´in simgeselliği ve 6 Ocak kutlamalarının anlamı göksel buluşmanın gerçekleşmesi daha da ötede İsa´nın göksel doğumudur. Ama daha sonra bu tarih değişecek, 25 Aralık´a kayarak, antik Roma´nın Satürn şenlikleri Mitralar´ın doğumu ile karışacaktır. <br />
<br />
Bütün bunlardan anlaşılan şey, Kayıp Kardeşlik Örgütü´nün içeriğidir, Horus´dan, İsa´ya oradan da Kral I. Antiochus´a uzanan gizemin ezoterik anlamı ve bunun astrolojik metodla, Hermetik Bilgelik düzeyinde simgeselleştirilmesidir fakat tüm anlatılar ve Gilbert´in iddiaları yine de asıl gizemi açıklayamıyor; yıldızların ve gezegenlerin etkinliği ya da önemi acaba kutsallık düzeyinde ezoterik simgesellik midir? Yoksa, dünya dışındaki bir yerler mi ima edilmektedir? Sır, Orion ve Sirius´da saklı gibidir; birgün bunu da öğreneceğiz; ne zaman mı? Kimbilir, belki de Nemrut Dağı´nın altında yatan sırrı çözdüğümüz zaman... <br />
------------------------------------------------------------------------------------------- <br />
Selene'nin Işığı ve Ay Ülkesi BaFa <br />
<br />
Bilinmeyen Anadolu´dan bir dilim... <br />
<br />
Üzerlerine binlerce kitabın yazıldığı, filmlerin çekildiği kayıp uygarlıklar ve kentler sizlere kendi içinizdeki göremediğiniz yerleri açabilir veya kapalı kapıları aralayabilir. İşte Ege´den Türkiye Gizemtur´un birinci bölümü... <br />
Bilinmeyene doğru derken ve bilinmeyeni genelde hep gökte veya bir başka boyutta ararken gelin yere inelim... <br />
<br />
Anadolu binlerce yıldan bu yana sayısız uygarlığın beşiği olurken birçok gizemi de bağrında saklamış.. Elbette ki, her gizem doğaüstü değildir, bazı gizemler tarihi konumları ve anlaşılmaz ama hissedilebilir anlamlarıyla gizemli olurlar. Gizem ya da bilinmeyen faktör doğanın ta kendisinde de olabilir, eğer yaşadığınız çevre hakkında bilgi edinmek ve bazı olayları yaşamak istiyorsanız, siz siz olun ve muhakkak gezin, unutmayın eskiler &#65533;Çok gezen ve çok bilen..&#65533; arasındaki farkı bize gayet iyi belirtmişler.. Durumunuz orta düzeyde dahi olsa, çoğunuzun bir arabası vardır ve yine çoğunuz bu araba ile güneye tatile gitmişsinizdir, Ege´den geçerken yolunuzun üzerinde bazı önemli yerler vardır, işte size sözünü ettiğim önemli yerlerden birisi Bafa Gölü ve bu göl kıyısının şimdi birkaç avuç kalmış olan altın kumları. Durun ve Bafa´ya bir iki saat ayırın. Göreceğiniz doğa size çok farklı kılabilir. <br />
<br />
Troja ve tahta at bir masal mı? <br />
<br />
Birçok araştırmacıya göre Troya Efsanesi, Homeros´ın yazdıkları ve tahta at birer masaldan ibaret. Gizemi aydınlatan Hitit tabletleri, kimliği bilinmeyen "Deniz Adamları", insanımsı tanrılar ve Homeros´dan binlerce yıl sonra efsaneyi gerçekten yaşayan adı bilinmeyen Sicilyalı genç kız... <br />
<br />
Çoğumuzun yolu Çanakkale´den geçmiştir. Dünyanın jeo-politik önemi büyük en önemli boğazlarından biri olmasının yanısıra Çanakkale bir savaş destanının da odağı ve simgesidir. Ama Çanakkale´nin bir diğer yönü daha vardır ve bu yönü ile Çanakkale tüm dünya kültüründe yer alır çünkü Homeros´un ölümsüz Troya´sı oradadır. Bu günlerde, Troya adı yine gündemde çünkü yüzyılın başında Çanakkale kıyılarından Schliemann adlı hırsız tarafından kaçırılan ve Troya Kralı Priam´a ait olduğu varsayılan hazine yıllardan sonra Rusya´da sergilenmek üzere ortaya çıktı. Şimdi, Almanlar hazinenin kendilerinden kaçırıldığını ileri sürerken, Yunanlılar da, Schliemann´nın Yunanlı karısı yüzünden olsa gerek hak sahibi olduklarını iddia ediyorlar ve tabii biz de varız, çünkü hazinenin bulunduğu yer bizim topraklarımız, öyleyse Priam´ın Hazineleri bize iade edilmeli diyoruz. Ama gelin biz konumuza dönelim ve Troya Gizemi´ne doğru yol alalım. <br />
<br />
Truvadaki Kayıp Deniz Adamları <br />
<br />
Schliemann´dan sonra kazıları sürdüren Alman Wilhelm Dörpfeld, duvarlar buldu ama bu duvarların Homer´in İliada´sında anlatılan dev kale duvarları, kuleler ve duvar ardındaki beş evle hiç ilişkisi yoktu. Üstelik yazılanlara göre çok küçük ve kısaydılar. Üstelik, yine efsanedeki gibi kıyıya yönelik değildiler. 1900´lerin başında İngiliz arkeolog Arthur Evans, Girit´te bir dizi kazıya girişti ve hala tamamı çözülemeyen garip bir hiyeroglif yazıyla yazılmış tabletler buldu. Çözümlenen bölümler şaşırtıcıydı, çünkü Homer´in İliada´sında geçen isimler burada da vardı. Evans, buradan yola çıkarak, Troya´yı reddetti ama bu iddiayı kabul etmeyenler de vardı. Fakat yeni bir iddia ortaya atılıyordu, Amerikalı Carl Blegen, Troya Savaşı´nı reddetmiyor, ama kentin yakılıp yıkılmasına Akhaların değil, dev bir depremin kuşatmanın onuncu yılında neden olduğunu ileri sürüyordu. Blegen´e göre, depremin izleri açıkça ortadaydı. Yıkıntıların aldığı şekil, bir at görünümü almış olabilirdi ve işte o noktada efsane işe karışmıştı. <br />
<br />
Troya´nın öyküsü burada da bitmiyor, uzak denizlerden gelerek Troya´yı kuşatan "Deniz Adamları" kimdiler? Onlarla ilgili eski kaynaklara raslanmıyor, hala da bulunamadı, Troya´yı anlatan en eski kaynaklar çok daha sonralara]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[/b][b]--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Kapadokya Gizemler Şehri <br />
<br />
Anadolu´nun Altı Oyuk mu? <br />
<br />
Yeraltı kentlerini kim, neden yaptı? 85 m. derinlik, çağdaş bir havalandırma sistemi, binlerce kişinin yaşayabileceği bir kompleks, mükemmel bir savunma sistemi; Ve bunların ne zaman, niçin yapıldığı belli değil. Orta Anadolu´da Nevşehir, Niğde Aksaray yörelerinde yüze yakın yeraltı kenti, tüneller ve mağralar bulunmaktadır yani bu yöremizin altı karıncaların yuvalarına benzer. Cevabı hala bulunamayan bir gizemle karşı karşıyamıyız? Gözümüz hep uzaya dönük ama dünyamızın içindeki bilinmeyenler de hala uzay kadar karanlık ve çözümsüz. Cevap hala bulunamadı, bir gün birileri ciddi maliyetleri göze alıncaya kadar... Ne garip değil mi? Neredeyse Orta Anadolu´nun yarısına yakın bir bölümünün altında dev yeraltı kentlerinin bulunduğu ancak 1960´ların başında farkedildi. Söylencelere göre, yeraltı kentlerinin bulunmasının nedeni bir deliğe girip kaybolan bir tavuktur, bir diğerine göre Demir adındaki bir köylüdür veya meraklı turistlerdir. Bu garip yerlerin birer mühendislik şaheseri olduğunu söylersek abartmış olmayız, bir kere havalandırma sistemi ve mantığı mükemmeldir, evet kayaların normalin altında bir kırılganlığa sahip oldukları doğrudur ama yeraltı kentlerini gördüğünüzde bunun yeterli bir açıklamadan çok uzak olduğunu görürsünüz çünkü modern araçlar gerekmektedir. Günümüzdeki modern teknolojinin çizgisinde olan maden ocaklarının hiçbirisi böylesine mükemmel ve hatta konforlu değildir... Peki Nevşehir civarındaki bu yeraltı kentlerinin amacı nedir? <br />
------------------------------------------------------------------------------------------- <br />
Anadolu´da bir kehanet merkezi : Didim tapınağı <br />
<br />
Şimdilerde "Orakl"ların yaşadıkları veya geçerli oldukları dönem MÖ 700 ile MS 300 arasındaydı. Sözcüğün üç anlamı vardır ya da üç şeyi tanımlar; birinci anlamda "Orakl" tanrıların konuştuğu kişidir, ikinci anlamda geçerli yani güncel olan tapınak veya çekinilen, saygı duyulan tanrıdır, üçüncü anlamda ise tanrı tarafından kahin aracılığı ile verilen cevaptır. Batı Anadolu´nun yani İyonya´nın bağrında bulunan Söke yakınlarındaki Didim Apollo Tapınağı 1700 öncesine kadar yaklaşık ikibin yıllık bir "Orakl" merkeziydi. Antik Dünya´dan günümüze gelen bu baş döndürücü Tapınak, geçmişe terk ettiğimiz ve unuttuğumuz görkemin ve de gizemin muhteşem bir örneği olarak gözlerimizin önünde hala durmaktadır.. <br />
------------------------------------------------------------------------------------------- <br />
Çok uzak bir öykü : Nemrut dağı <br />
<br />
"Kardeşlik Örgütü" Anadolu´daydı Nemrut´un Sırrı Nemrut Dağı hep gizemli iddialara hedef oldu; hatta uzaylıların gizli üssü olduğu bile iddia edildi; kesin olan tek şey dağda bilinmeyen veya henüz keşfedilmemiş tünellerin olduğu ve efsanevi Commagene Kralı I. Antiochos´un kayıp mezarıdır. Dağın gizemi, çok değişik alanlara yöneliyor; Hıristiyanlığın burada başlamasından tutun da, İsa´nın doğumundaki simgesel anlama ve de Noel´in yanlış zamanda kutlanmasına kadar... "The Orion Mystery ve The Mayan Prophecies" kitaplarının yazarlarından araştırmacı Adrian Gilbert, bu sırrı kovaladı, Rusya´dan Fransa´ya ve Mısır´a, Filistin´den Güneydoğu Anadolu´ya uzanan yorucu bir çalışmadan sonra edindiği bilgileri, inanılmaz iddialarla bütünleştirerek, bir kitap yazdı ve gizem büyüdü.. <br />
<br />
Nemrut Dağının Gizemi <br />
<br />
Tarihin neresine bakarsanız bakın, muhakkak dünyanın bir yerinde, özgün bir inanç veya mistik ya da okült bir yaşam biçimi karşınıza çıkacaktır. Bu tür grupların ana ilkesi kardeşliktir, kardeşlik adayı belli bir eğitim, öğrenim ve sınav aşamasını yaşadıktan sonra ezoterik gizemlerle beraber yaşamaya başlar ama bunları dışarıya taşıması yasaktır çünkü bilgi özeldir ve yeterince eğitilmemiş, amacını bilmeyen ve meraktan öteye geçemeyen yani hak etmeyen kişilere verilemez. Yüzyılın sonuna doğru, çoğunluğu Rus olan bir grup okültist veya ezoterist gizemci peşpeşe ortaya çıktı; aralarında Madam H.P.Blavatsky, Alexandra David-Neale, P.D. Ouspensky ve G.I.Gurdjieff gibi çok önemli isimler bulunuyordu. Doğunun tanımıyla bunlar; "Bilgeliğin Ustaları" ydılar. Tümü, uzak geçmişin ezoterik ve gizemci mantığı doğrultusundaydı, kurdukları gizem örgütleri günümüzde milyonlarca insanı yönlendiriyor, yani "Kardeşlik" hala yaşıyor. <br />
<br />
Nemrut Dağı ve Sırları <br />
<br />
Adrian Gilbert, tüm öykünün anlamının farklı olduğu görüşünde, bizlere bu şekilde İsa´nın doğum horoskobunun yani yıldız haritasının anlatılmak istendiğini düşünüyor, eğer okuma doğru yapılırsa kesin zaman belirlenecektir. İsa´da Horus gibi bir kral olarak doğmuştur, gezegenlere uygun armağanlar onun doğumunu simgelerler, Matta İncili´nde armağanların baştan çıkarıcı oldukları ve egosal amaçlarla kullanılabilecekleri vurgulanır. Yani üç gezegenin negatif yönleri vurgulanır, negatif yönler pratik Maji´nin reddedilmesi (Merkür), ölümsüzlük arzusu (Satürn) ve krallık yani iktidar hırsıdır (Jüpiter). Daha sonraki olaylarda benzer anlamlar içerirler, Yahya Peygamber Ürdün Irmağı´nda İsa´yı vaftiz ederken cennetten gelen bir güvercin simgeselliğinde İsa´ya en yüksek armağan verilir, bunun anlamı gezegendeki en yüksek krallığın onaylanmasıdır. Artık o, Logos´un yani Varoluş´un aracı olmuştur. Yani Vaftiz´in simgeselliği ve 6 Ocak kutlamalarının anlamı göksel buluşmanın gerçekleşmesi daha da ötede İsa´nın göksel doğumudur. Ama daha sonra bu tarih değişecek, 25 Aralık´a kayarak, antik Roma´nın Satürn şenlikleri Mitralar´ın doğumu ile karışacaktır. <br />
<br />
Bütün bunlardan anlaşılan şey, Kayıp Kardeşlik Örgütü´nün içeriğidir, Horus´dan, İsa´ya oradan da Kral I. Antiochus´a uzanan gizemin ezoterik anlamı ve bunun astrolojik metodla, Hermetik Bilgelik düzeyinde simgeselleştirilmesidir fakat tüm anlatılar ve Gilbert´in iddiaları yine de asıl gizemi açıklayamıyor; yıldızların ve gezegenlerin etkinliği ya da önemi acaba kutsallık düzeyinde ezoterik simgesellik midir? Yoksa, dünya dışındaki bir yerler mi ima edilmektedir? Sır, Orion ve Sirius´da saklı gibidir; birgün bunu da öğreneceğiz; ne zaman mı? Kimbilir, belki de Nemrut Dağı´nın altında yatan sırrı çözdüğümüz zaman... <br />
------------------------------------------------------------------------------------------- <br />
Selene'nin Işığı ve Ay Ülkesi BaFa <br />
<br />
Bilinmeyen Anadolu´dan bir dilim... <br />
<br />
Üzerlerine binlerce kitabın yazıldığı, filmlerin çekildiği kayıp uygarlıklar ve kentler sizlere kendi içinizdeki göremediğiniz yerleri açabilir veya kapalı kapıları aralayabilir. İşte Ege´den Türkiye Gizemtur´un birinci bölümü... <br />
Bilinmeyene doğru derken ve bilinmeyeni genelde hep gökte veya bir başka boyutta ararken gelin yere inelim... <br />
<br />
Anadolu binlerce yıldan bu yana sayısız uygarlığın beşiği olurken birçok gizemi de bağrında saklamış.. Elbette ki, her gizem doğaüstü değildir, bazı gizemler tarihi konumları ve anlaşılmaz ama hissedilebilir anlamlarıyla gizemli olurlar. Gizem ya da bilinmeyen faktör doğanın ta kendisinde de olabilir, eğer yaşadığınız çevre hakkında bilgi edinmek ve bazı olayları yaşamak istiyorsanız, siz siz olun ve muhakkak gezin, unutmayın eskiler &#65533;Çok gezen ve çok bilen..&#65533; arasındaki farkı bize gayet iyi belirtmişler.. Durumunuz orta düzeyde dahi olsa, çoğunuzun bir arabası vardır ve yine çoğunuz bu araba ile güneye tatile gitmişsinizdir, Ege´den geçerken yolunuzun üzerinde bazı önemli yerler vardır, işte size sözünü ettiğim önemli yerlerden birisi Bafa Gölü ve bu göl kıyısının şimdi birkaç avuç kalmış olan altın kumları. Durun ve Bafa´ya bir iki saat ayırın. Göreceğiniz doğa size çok farklı kılabilir. <br />
<br />
Troja ve tahta at bir masal mı? <br />
<br />
Birçok araştırmacıya göre Troya Efsanesi, Homeros´ın yazdıkları ve tahta at birer masaldan ibaret. Gizemi aydınlatan Hitit tabletleri, kimliği bilinmeyen "Deniz Adamları", insanımsı tanrılar ve Homeros´dan binlerce yıl sonra efsaneyi gerçekten yaşayan adı bilinmeyen Sicilyalı genç kız... <br />
<br />
Çoğumuzun yolu Çanakkale´den geçmiştir. Dünyanın jeo-politik önemi büyük en önemli boğazlarından biri olmasının yanısıra Çanakkale bir savaş destanının da odağı ve simgesidir. Ama Çanakkale´nin bir diğer yönü daha vardır ve bu yönü ile Çanakkale tüm dünya kültüründe yer alır çünkü Homeros´un ölümsüz Troya´sı oradadır. Bu günlerde, Troya adı yine gündemde çünkü yüzyılın başında Çanakkale kıyılarından Schliemann adlı hırsız tarafından kaçırılan ve Troya Kralı Priam´a ait olduğu varsayılan hazine yıllardan sonra Rusya´da sergilenmek üzere ortaya çıktı. Şimdi, Almanlar hazinenin kendilerinden kaçırıldığını ileri sürerken, Yunanlılar da, Schliemann´nın Yunanlı karısı yüzünden olsa gerek hak sahibi olduklarını iddia ediyorlar ve tabii biz de varız, çünkü hazinenin bulunduğu yer bizim topraklarımız, öyleyse Priam´ın Hazineleri bize iade edilmeli diyoruz. Ama gelin biz konumuza dönelim ve Troya Gizemi´ne doğru yol alalım. <br />
<br />
Truvadaki Kayıp Deniz Adamları <br />
<br />
Schliemann´dan sonra kazıları sürdüren Alman Wilhelm Dörpfeld, duvarlar buldu ama bu duvarların Homer´in İliada´sında anlatılan dev kale duvarları, kuleler ve duvar ardındaki beş evle hiç ilişkisi yoktu. Üstelik yazılanlara göre çok küçük ve kısaydılar. Üstelik, yine efsanedeki gibi kıyıya yönelik değildiler. 1900´lerin başında İngiliz arkeolog Arthur Evans, Girit´te bir dizi kazıya girişti ve hala tamamı çözülemeyen garip bir hiyeroglif yazıyla yazılmış tabletler buldu. Çözümlenen bölümler şaşırtıcıydı, çünkü Homer´in İliada´sında geçen isimler burada da vardı. Evans, buradan yola çıkarak, Troya´yı reddetti ama bu iddiayı kabul etmeyenler de vardı. Fakat yeni bir iddia ortaya atılıyordu, Amerikalı Carl Blegen, Troya Savaşı´nı reddetmiyor, ama kentin yakılıp yıkılmasına Akhaların değil, dev bir depremin kuşatmanın onuncu yılında neden olduğunu ileri sürüyordu. Blegen´e göre, depremin izleri açıkça ortadaydı. Yıkıntıların aldığı şekil, bir at görünümü almış olabilirdi ve işte o noktada efsane işe karışmıştı. <br />
<br />
Troya´nın öyküsü burada da bitmiyor, uzak denizlerden gelerek Troya´yı kuşatan "Deniz Adamları" kimdiler? Onlarla ilgili eski kaynaklara raslanmıyor, hala da bulunamadı, Troya´yı anlatan en eski kaynaklar çok daha sonralara]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[admin bacıııı]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14239</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 21:41:56 +0200</pubDate>
			<dc:creator>THE'''İM@M!!</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14239</guid>
			<description><![CDATA[<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[fosforlu seccade]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14238</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 21:37:54 +0200</pubDate>
			<dc:creator>THE'''İM@M!!</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14238</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><br />
<br />
<br />
<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><br />
<br />
Londra`da yaşayan Soner Özenç, `Sajjadah 1426` adlı pusulalı bir seccade tasarladı. Seccade Mekke yönüne döndükçe fosfor desenleri parlaklaşıyor. <br />
<br />
İngiltere`nin başkenti Londra`da yaşayan Türk tasarımcı Soner Özenç, kıbleyi gösteren ışıklı seccade tasarladı. Özenç`in `Sajjadah 1426` adını verdiği seccade, kullanıcıların deyimiyle tasarımı ve üzerinde bulunan aydınlatılmış desenlerle namaz deneyimini zenginleştirirken, kıbleyi bulma sorunu da ortadan kalkıyor. <br />
<br />
Dijital pusulası var <br />
<br />
Seccadenin ilgi çekici yanlarından biri, bu tür tasarımlarda nadir kullanılan fosfor baskı teknolojisi. Bu teknolojiyle geleneksel desenler yaratan Özenç, seccadenin içine dijital bir pusula entegre etmiş. Mekke yönüne döndükçe desenlerin aydınlığı artıyor. <br />
<br />
Özenç, "Seccadenin üzerinde bulunan desenlerle eski gelenek ve ritüelleri örnek alarak camideki atmosferi oluşturmayı amaçlıyoruz" diyor. `Sajjadah 1426`nın ismindeki `1426` sayısı ise Hicri takvimde `2005` yılını temsil ediyor. <br />
<br />
Üretimde <br />
<br />
Londra`da serbest tasarımcılık yapan Özenç, halen Electro Luminescent Printing teknoloji uygulamaları üzerinde çalışıyor. `Sajjadah 1426` projesi, haziranda Londra Lethaby Gallery`de, geçen ay da Londra`daki ünlü tasarım fuarı Designersblock`ta sergilenmiş. Uzakdoğu ülkelerinden siparişler almaya başlayan Özenç, İngiltere`de üretim için de bir firmayla anlaşmış. <br />
   	</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><br />
<br />
<br />
<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><br />
<br />
Londra`da yaşayan Soner Özenç, `Sajjadah 1426` adlı pusulalı bir seccade tasarladı. Seccade Mekke yönüne döndükçe fosfor desenleri parlaklaşıyor. <br />
<br />
İngiltere`nin başkenti Londra`da yaşayan Türk tasarımcı Soner Özenç, kıbleyi gösteren ışıklı seccade tasarladı. Özenç`in `Sajjadah 1426` adını verdiği seccade, kullanıcıların deyimiyle tasarımı ve üzerinde bulunan aydınlatılmış desenlerle namaz deneyimini zenginleştirirken, kıbleyi bulma sorunu da ortadan kalkıyor. <br />
<br />
Dijital pusulası var <br />
<br />
Seccadenin ilgi çekici yanlarından biri, bu tür tasarımlarda nadir kullanılan fosfor baskı teknolojisi. Bu teknolojiyle geleneksel desenler yaratan Özenç, seccadenin içine dijital bir pusula entegre etmiş. Mekke yönüne döndükçe desenlerin aydınlığı artıyor. <br />
<br />
Özenç, "Seccadenin üzerinde bulunan desenlerle eski gelenek ve ritüelleri örnek alarak camideki atmosferi oluşturmayı amaçlıyoruz" diyor. `Sajjadah 1426`nın ismindeki `1426` sayısı ise Hicri takvimde `2005` yılını temsil ediyor. <br />
<br />
Üretimde <br />
<br />
Londra`da serbest tasarımcılık yapan Özenç, halen Electro Luminescent Printing teknoloji uygulamaları üzerinde çalışıyor. `Sajjadah 1426` projesi, haziranda Londra Lethaby Gallery`de, geçen ay da Londra`daki ünlü tasarım fuarı Designersblock`ta sergilenmiş. Uzakdoğu ülkelerinden siparişler almaya başlayan Özenç, İngiltere`de üretim için de bir firmayla anlaşmış. <br />
   	</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[admn periye]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14237</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 21:18:04 +0200</pubDate>
			<dc:creator>THE'''İM@M!!</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14237</guid>
			<description><![CDATA[<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[arkadaşlar askerın son halı sıvıldeyken]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14236</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 20:18:55 +0200</pubDate>
			<dc:creator>manşet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14236</guid>
			<description><![CDATA[sıvıl olmak cok guzel tabı asker olmak ta ama en sıkıcı yonu hep aynı elbıselerı gıymek]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[sıvıl olmak cok guzel tabı asker olmak ta ama en sıkıcı yonu hep aynı elbıselerı gıymek]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dj Yasin Feat ByMT- Bırakıp Gitme]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14235</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 20:07:32 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Admin_Peri</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14235</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF69B4;"><span style="font-weight: bold;">Bizim ufaklık şarkıda söylermişş<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
Hepimis BiLiiK saten bizim ByMT68  oliyy bu Şarkının Sahibi <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
Yorum pLsss.!! <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
Kasetini Ben Çıkarcam Söz <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><br />
</span></span><br />
<font color="#FF0000">Linkleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF69B4;"><span style="font-weight: bold;">Bizim ufaklık şarkıda söylermişş<font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
Hepimis BiLiiK saten bizim ByMT68  oliyy bu Şarkının Sahibi <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
Yorum pLsss.!! <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <br />
Kasetini Ben Çıkarcam Söz <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font> <font color="#FF0000">Resimleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font><br />
</span></span><br />
<font color="#FF0000">Linkleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AksaRay'ın İLk RaP ALbuMu !! ALemefraz --Seri Shair--AksaRaydan SonRa<<KeMiK TasMa>>]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14234</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 19:35:31 +0200</pubDate>
			<dc:creator>7yetmis</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14234</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Album Hakkinda</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;">Mixtape, KemikTasma Ekibinden Tanidigimiz Alemefraz'in Ve Aksaray'&#253;n ilk Solo Calismasidir <br />
Mixtape'deki Beatlerin 4 Tanesi KemikTasma Production'a Ait Olup,<br />
Diger Beatler ise Free Ve instrumental Olarak Secilmistir.<br />
Mixtape'de Alemefraz'a Yine KemikTasma Ekibinden Seri Shair <br />
izmir'den 6.His ,Aksaray'dan Korse ,istanbul'dan<br />
Depar ,Sakarya'dan HP ,Yine Aksaray'dan Rapresyon,Young Boy <br />
Ve Peter Phan Eslik Etmektedir.<br />
.Siyah KaLpLi BeyazLar  Bu adamLar Tam bi Zenci Gangsta tarzı yapıolar <br />
Simdi Sizlere Bu Renkli Calismayi Sunuyoruz Keyifli Dinlemeler.... </span></span>  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF6347;"><span style="font-size: small;">indirmek icin Resme Tiklayin</span></span></span><br />
<br />
<font color="#FF0000">Linkleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Album Hakkinda</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;">Mixtape, KemikTasma Ekibinden Tanidigimiz Alemefraz'in Ve Aksaray'&#253;n ilk Solo Calismasidir <br />
Mixtape'deki Beatlerin 4 Tanesi KemikTasma Production'a Ait Olup,<br />
Diger Beatler ise Free Ve instrumental Olarak Secilmistir.<br />
Mixtape'de Alemefraz'a Yine KemikTasma Ekibinden Seri Shair <br />
izmir'den 6.His ,Aksaray'dan Korse ,istanbul'dan<br />
Depar ,Sakarya'dan HP ,Yine Aksaray'dan Rapresyon,Young Boy <br />
Ve Peter Phan Eslik Etmektedir.<br />
.Siyah KaLpLi BeyazLar  Bu adamLar Tam bi Zenci Gangsta tarzı yapıolar <br />
Simdi Sizlere Bu Renkli Calismayi Sunuyoruz Keyifli Dinlemeler.... </span></span>  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF6347;"><span style="font-size: small;">indirmek icin Resme Tiklayin</span></span></span><br />
<br />
<font color="#FF0000">Linkleri Görmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir Üye olmak <br />
için</font><font color="red"> <a href="member.php?action=register"><strong>Tıklayın</strong></a> <br />
Eğer Sitemize Üye İseniz Giriş Yapmak İçin <a href="member.php?action=login"><strong>Tıklayın</strong></a> </font>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mülakatta akıl almaz cevap]]></title>
			<link>http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14233</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 19:24:14 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Yakamoz68</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.akgulfm.com/forum/showthread.php?tid=14233</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #0000CD;"><span style="font-size: medium;"><div style="text-align: center;">Bir iş için mülakata alındınız ve size cevabı yanlış ya da doğru olmayan bir soru sordular. Sadece göstereceğiniz refleks önemli. <br />
<br />
Japonya'da saygın bir firmada yönetim, işe girmek isteyenlere bir soru sormuş ve soruya uygun cevabı veren kişiyi de işe almışlar. <br />
Sorunun ilginçliği bu sorunun doğru ya da yanlış cevabının olmaması...<br />
<br />
Yağmur bulutları apaçık çok şiddetli bir fırtınanın gelmekte olduğunu söylüyor.<br />
<br />
Karanlık yağmurlu bir gece, şimşekler çakıyor, gök gürlüyor, tam bir fırtına var ve siz arabanızla gece saat 02.00'da yoldasınız.<br />
<br />
Genelde tek başınıza yolculuk yapıyorsunuz ve o akşam da öyle yaparak ıssız bir yolda ilerlemeye başladınız...<br />
<br />
Arabanız iki kişilik. Ve ileride bir otobüs durağı görüyorsunuz.<br />
<br />
Arabanızla otobüs duraklarının yanından geçerken oracıkta bekleyen insanlar sizi hep hüzünlendirmiştir oldum olası...<br />
<br />
Çünkü otobüs durakları size geçmişinizi hatırlatmaktadır...<br />
<br />
Ve işte o yağmurlu ve fırtınalı gecede otobüs durağına yaklaşınca 3 kişinin beklemekte olduğunu fark ettiniz.<br />
<br />
Bunlardan; Birincisi bir doktor. Sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.<br />
<br />
İkinci kişi, çok yaşlı ve neredeyse ölmek üzere olan birisi.<br />
<br />
Üçüncüsü ise, hayatınızın rüyası, her zaman tanışmak istediğiniz birisi...<br />
<br />
Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişilik yer var.<br />
<br />
Böyle bir durumda siz olsaydınız ne yapardınız?<br />
<br />
Hemen cevap vermeniz gerekmiyor. Düşünün unutmayın doğru ya da yanlış cevap yok. Sizin tercihin önemli sadece...<br />
<br />
Görüşmeye girenlerin cevapları şöyle olmuş:<br />
<br />
A) Hasta adamı en yakın hastaneye götürelim.<br />
<br />
B) Doktor daha önce hayatımı kurtardığı için onu alırdım.<br />
<br />
C) Manen düşünürsem tabii ki hasta adamı alırdım ama kendi geleceğimi ve hayatım için her zaman tanışmayı arzuladığım bu kadını arabaya alırdım.<br />
<br />
Görüşmeye katılanların yüzde 90'ı aynı cevabı vermiş; "Yaşlı adamı alırdım"<br />
<br />
Ama bir kişi farklı bir cevap vermiş ve o kişiyi işe almışlar...<br />
<br />
İşte işe aldıran o cevap: Arabadan inip anahtarı doktora veririm, doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı adamı da hastaneye yetiştirip hayatını kurtarabilir. Böylece ben de hayatımın insanıyla otobüs durağında baş başa kalır onu tanıma fırsatını yakalarım.<br />
<br />
Bu çok düşünülmeyecek bir cevap değil ama insanoğlu bencildir ve hiç kimse arabasını vermeyi düşünememiş.</span><br />
<br />
<span style="color: #FF0000;">YAAAA   SİZZZZZZZZZZZZZZZZZZ  ??????????????????????????????</div></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #0000CD;"><span style="font-size: medium;"><div style="text-align: center;">Bir iş için mülakata alındınız ve size cevabı yanlış ya da doğru olmayan bir soru sordular. Sadece göstereceğiniz refleks önemli. <br />
<br />
Japonya'da saygın bir firmada yönetim, işe girmek isteyenlere bir soru sormuş ve soruya uygun cevabı veren kişiyi de işe almışlar. <br />
Sorunun ilginçliği bu sorunun doğru ya da yanlış cevabının olmaması...<br />
<br />
Yağmur bulutları apaçık çok şiddetli bir fırtınanın gelmekte olduğunu söylüyor.<br />
<br />
Karanlık yağmurlu bir gece, şimşekler çakıyor, gök gürlüyor, tam bir fırtına var ve siz arabanızla gece saat 02.00'da yoldasınız.<br />
<br />
Genelde tek başınıza yolculuk yapıyorsunuz ve o akşam da öyle yaparak ıssız bir yolda ilerlemeye başladınız...<br />
<br />
Arabanız iki kişilik. Ve ileride bir otobüs durağı görüyorsunuz.<br />
<br />
Arabanızla otobüs duraklarının yanından geçerken oracıkta bekleyen insanlar sizi hep hüzünlendirmiştir oldum olası...<br />
<br />
Çünkü otobüs durakları size geçmişinizi hatırlatmaktadır...<br />
<br />
Ve işte o yağmurlu ve fırtınalı gecede otobüs durağına yaklaşınca 3 kişinin beklemekte olduğunu fark ettiniz.<br />
<br />
Bunlardan; Birincisi bir doktor. Sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.<br />
<br />
İkinci kişi, çok yaşlı ve neredeyse ölmek üzere olan birisi.<br />
<br />
Üçüncüsü ise, hayatınızın rüyası, her zaman tanışmak istediğiniz birisi...<br />
<br />
Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişilik yer var.<br />
<br />
Böyle bir durumda siz olsaydınız ne yapardınız?<br />
<br />
Hemen cevap vermeniz gerekmiyor. Düşünün unutmayın doğru ya da yanlış cevap yok. Sizin tercihin önemli sadece...<br />
<br />
Görüşmeye girenlerin cevapları şöyle olmuş:<br />
<br />
A) Hasta adamı en yakın hastaneye götürelim.<br />
<br />
B) Doktor daha önce hayatımı kurtardığı için onu alırdım.<br />
<br />
C) Manen düşünürsem tabii ki hasta adamı alırdım ama kendi geleceğimi ve hayatım için her zaman tanışmayı arzuladığım bu kadını arabaya alırdım.<br />
<br />
Görüşmeye katılanların yüzde 90'ı aynı cevabı vermiş; "Yaşlı adamı alırdım"<br />
<br />
Ama bir kişi farklı bir cevap vermiş ve o kişiyi işe almışlar...<br />
<br />
İşte işe aldıran o cevap: Arabadan inip anahtarı doktora veririm, doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı adamı da hastaneye yetiştirip hayatını kurtarabilir. Böylece ben de hayatımın insanıyla otobüs durağında baş başa kalır onu tanıma fırsatını yakalarım.<br />
<br />
Bu çok düşünülmeyecek bir cevap değil ama insanoğlu bencildir ve hiç kimse arabasını vermeyi düşünememiş.</span><br />
<br />
<span style="color: #FF0000;">YAAAA   SİZZZZZZZZZZZZZZZZZZ  ??????????????????????????????</div></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>